Özel Arama


****** HOŞGELDİN ROCKER!!.. ******

Google


*....AFİTAP....* - Blogcu

1/9/2009 -


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/1/2008 - ŞEBNEM FERAH

Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu. 5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı. İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...

Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.

Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı. Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...

Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.

Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.

ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu. Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???

Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi: İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı. Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı? ''Babacım ben ODTÜ’yü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.

Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...

Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...

Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...

Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..

İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.

Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu. Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı. Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.

Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı. O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.

Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti. Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu... Tutku dolu, değer veren...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/1/2008 - Şebnem Ferah Albümleri

Can Kiriklari


1 - Okyanus Şarkı Sözü   Video
2 - Can Kırıkları Şarkı Sözü   Video
3 - Bir Kalp Kırıldığında Şarkı Sözü    
4 - Delgeç Şarkı Sözü   Video
5 - Geçmişe Yolculuk Şarkı Sözü    
6 - Ben Bir Mülteciyim Şarkı Sözü    
7 - Sana Bilmediğin Birşey Söyleyemem Şarkı Sözü    
8 - Çakıl Taşları Şarkı Sözü   Video
9 - Zaman Geçip Gidiyor Şarkı Sözü    
10 - Hoşçakal Şarkı Sözü   Video

Kelimeler Yetse Teşekkürler...


1 - Babam Oğlum Şarkı Sözü   Video
2 - Ben Şarkımı Söylerken Şarkı Sözü Akor Video
3 - Çocukken Sahip Olduğum Kırmızı Rugan Ayakkabılar Şarkı Sözü    
4 - Daha İyi Olmaz Mıydı Şarkı Sözü Akor  
5 - Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler Şarkı Sözü Akor Video
6 - Gözyaşlarımızın Tadı Aynı Şarkı Sözü Akor  
7 - Mayın Tarlası Şarkı Sözü Akor Video
8 - Senin Adın Ne Şarkı Sözü    
9 - Herşey İnsanlar İçin Şarkı Sözü    
10 - İyi Kötü Şarkı Sözü Akor Video

Perdeler Teşekkürler...


1 - Aşk Şarkı Sözü Akor  
2 - Dünya Şarkı Sözü Akor  
3 - Günaydın Sevgilim Şarkı Sözü Akor  
4 - Korkarak Yaşıyorsan Şarkı Sözü Akor Video
5 - Nereye Kadar Şarkı Sözü    
6 - Perdeler Şarkı Sözü Akor Video
7 - Saatim Çalmadan Şarkı Sözü Akor  
8 - Sigara Şarkı Sözü Akor Video
9 - Sil Baştan Şarkı Sözü Akor  

Artık Kısa Cümleler Kuruyorum Teşekkürler...


1 - Artık Kısa Cümleler Kuruyorum Şarkı Sözü Akor Video
2 - Ay Şarkı Sözü Akor Video
3 - Bugun Şarkı Sözü Akor Video
4 - Herkes Bilsin İstedim Şarkı Sözü Akor  
5 - Kalbim Şarkı Sözü Akor  
6 - Nefessiz Kaldım Şarkı Sözü Akor  
7 - Oyunlar Şarkı Sözü Akor Video
8 - Oyunun Sonu Şarkı Sözü Akor Video
9 - Üvey Şarkı Sözü    
10 - Yorgun Şarkı Sözü Akor  

Kadın Teşekkürler...


1 - Bırak Kadının Olayım Şarkı Sözü Akor  
2 - Bu Aşk Fazla Sana Şarkı Sözü Akor Video
3 - Buradan Göçerken Şarkı Sözü    
4 - Deli Kızım Uyan Şarkı Sözü Akor  
5 - Durma Şarkı Sözü Akor  
6 - Fırtına Şarkı Sözü Akor Video
7 - İyi Gün Dostlarım Şarkı Sözü    
8 - Vazgeçtim Dünyadan Şarkı Sözü Akor Video
9 - Yağmurlar Şarkı Sözü   Video
10 - Yeniden Doğup Gelsem Şarkı Sözü Akor

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/9/2007 - Şebnemle Röportaj

 

Müzikal Tavrim Çok Net..!

-Bir koç burcu olarak kendini nasıl tanımlarsın..?

ŞF: Burçlarla aslında hiç bir ilgim yok. Koç burcu olmaya dair ortak özellikleri zaten bilmiyorum. Ortak özellik taşıyor muyum onu bile bilmiyorum bu nedenle :)

-"Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı albümünde biraz daha sanki pop müziğe yakın olduğuna dair eleştiri aldın..

ŞF: Aslında o albüm benim en sert albümlerimden bir tanesidir. İnsanların "pop" diye algıladığı şey çok değişti herhalde. Benim müzikal tavrım ve tercihlerim son derece nettir. İnsanlar bunu anlamakta zorluk çekiyorsa yapabileceğim bir şey yok. Bir pop şarkıcısı düşünün yanına da beni koyun, ortak bir nokta bulursanız bana da söyleyin :)

-Her albüm çıkışında kendinde değişiklik yapıyorsun..?

ŞF: Tamamen bir tesadüf aslında. Ben albüm yapıp, konser vermediğim dönemlerde çok dışarıda gözükmediğim için, albümden önce saçımı değiştirmiş oluyorum ama o sırada görenlere sanki imaj çalışması gibi görülüyor. Mesela bir buçuk yıldır benim saçım böyle ama, belki de insanlar albüm için yaptığımı zannediyor. Sıkılınca saçıyla oynayan herkes gibi bende saçımla oynuyorum ama, bunun dış görüntüyü değiştirmekle ilgisi yok.

-Türkiye''de kimleri dinliyorsun..?

ŞF: Türkiye''de rock yapan insanların çoğu benim arkadaşım olduğu için onların nasıl müzikler yaptığını zaten hep takip ediyorum ve sempatiyle yaklaşıyorum. İnsanların beğenisine sunulmuş şeyler hakkında konuşmayı prensip olarak doğru bulmuyorum zaten. Hepimiz kendimizi eğiterek bu işi yapıyoruz. Rock müzik yapmaya çalışanlar her ne yapıyorlarsa, bilerek, isteyerk ve bilinçle yaptıkları için öyle bir eleştiri hakkı görmüyorum kendimde. Her zaman %90 sempatiyle yaklaşmayı tercih ediyorum.

-Hayranlarınla ilgili en ilginç anın ne..?

ŞF: Bugün :) Beni dinleyen insanlarla kurmaya gayret ettiğim ilişki, sanatçı-hayran ilişkisinden çok, arkadaşlık ilişkisine dayanıyor. Tavırlarım alışagelmiş star tavırlarına paralel değil, dinleyicilerim de.. Ben öyle olmadığım için aramızda uzak ve süslü püslü bir ilişki yok. Onun için ilginç şeyler değil çok güzel şeyler yaşarım genelde. Ben samimi olmayı tercih ettiğim için, onlar da samimi, dolayısıyla ortaya arkadaşlık çıkıyor.


-Bir yerde sahne alıyor musun..?

ŞF: Şimdi önceliği olan konserler var. Konser vermeyi çok özledim. Kışa doğru uygun bir yer olursa belki canlı müzik yapabileceğim öyle bir ihtimali de değerlendirebiliriz.

-Şimdi başka neler yapıyorsun..?

ŞF: Turneden döneli bir ay oldu, albüm çıktıktan sonra tanıtımlar başlamıştı ama turne nedeniyle ara vermiştik, şimdi ona devam ediyorum. Provalarımız var çünkü konserler devam edecek. Yurt dışıyla ilgili bazı gelişmeler var, onun için yoğun bir çalışma temposu içerisindeyim.

-Sabah kalkar kalkmaz yaptığın özel bir şey var mı..?

ŞF: Özel yaaptığım bir şey yok, evimin bahçesinde oturup kendime gelmeyi seviyorum. Geceleri genelde çalıştığım için geç saatlerde yatıyorum bu aralar. Ama günü kaybetmek istemediğim için çok geç kalkanlardan değilim. Bahçede kendime geliyorum ve günlük işlerimi yapmaya başlıyorum. Bu aralar zamanım sürekli çalışmakla geçiyor.

-Bu albüm için kendini fazla açtığına dair eleştiriler oldu..

ŞF: Kendi sözünü, kendi müziğini yapan biriyim, neden bahsedebilirim ki tabii ki kendimden bahsedeceğim. İlk günden dediğim gibi; müzik yapıyorsanız samimi olmak zorundasınız. Yazdıklarınız gözlem bile olsa, çok gerçekçi ve dürüst olmalı bana göre. Beni dinleyen insanlarla samimi bir ilişki kurmaya çalıştığım için, bunun ilk ayağının benim samimi olmam gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, insanların birbirine kalplerini açmasında sorun görmüyorum. İnsanlar birbirlerine kendilerini açmadıkları için göstermelik ve sahte ilişkiler söz konusu. Tabii ki anı yazmış değilim, öyle olsa otobiyografi kitabı yazardım. Ben hislerimi paylaşıyorum insanlarla, bu da bence çok önemli bir şey. Eğer algıları açık bir insan olarak yaşamaya gayret ederseniz ki benim ahlaktaki anlayışım budur; herkesin hisleri çok kıymetli. Ben sadece iç dünyamı yansıttım, keşke herkes böyle yapsa, o zaman hiç bir şeyin altında bir şeyler aranmaz, her şey zaten açık ve net olur.

-Belki çok nettin o yüzden..

ŞF: Evet öyle bir farkı var bu albümün. Diğer albümlerimde daha masalsı bir dil kullanıyordum, burada biraz daha net ifadeler var. Bazı şeyler bir araya geldi, o benim söz yazmak konusundaki değişimim ve kendimce gelişimim. Anlatmak istediğim şeyi, daha net ifade edebilmek benim için bir başarı. Ama insanlar birbirine benzer o kadar çok şey dinliyorlar ki, çok hafif değişik bir şey gördüklerinde algılamakta zorluk çekiyorlar. Bende bilirim insanların eleştirmeyeceği bir şey yapmayı ama ben insanlara servis sunmuyorum, duygularımı sunuyorum.

-Şarkı yapmak için illa aşık olmak gerekiyor mu mesela..?

ŞF: Aşk çok ortada varolan bir duygu olduğu için, herkesin ilk anlamda algıladığı bir konu. Herkes yastığa başını koyduğunda aşkıyla ilgili şeyler düşünür. İlişkiler sadece aşk değil, tüm insan ilişkileri hayatta çok önemli, ben de böyle şeylere önem verdiğimden olsa gerek ki aşk ana tema.

-Son zamanlarda aşık oldun mu..?

ŞF: Hayır.

-Aşk acın var gibi aslında şarkılarında. Geçti mi..?

ŞF: Belli olmuyor mu..? :) Duygulara dair her şey çok zor geçiyor, iz bırakıyor.

-Unutamadığın bir aşkın var mı..?

ŞF: Hiç bir şeyi unutmazsın ki :) Hafızan doğru çalıştığı sürece, unutmazsın. "Ben her şeyi unuturum" diyen varsa, o anlık bir kızgınlık içinde söylenen bir şey olur. Ama duyguların etkileri elbette ki zaman içinde yok olur. Zaman gerçekten bir çok şeyi halletmeye yardımcı oluyor.

-Nereden alışveriş yapıyorsun..?

ŞF: Genelde yurtdışından alıyorum. İkinci el mağazalara bayılıyorum. Burada da beğendiğim bir şey olunca alıyorum ama moda şekliyle değil de kendi tarzıma uydurmayı seviyorum. Tezatlardan hoşlanıyorum.

-Kendi kendine kaldığında neler yaparsın..?

ŞF: Bahçemle uğraşıyorum, ahşap boyuyorum, elektronik aletleri kurcalıyorum. Sinemaya çok düşkünüm. Vaktimin çoğunu zaten evimde geçiriyorum.

Trendy Dergisi / Ağustos

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/9/2007 - CAKIL TAŞLARI

Benim çakıl taşlarım var irili ufaklı
Kaybolduğumda yere yayıp yol yaptığım
Çakıl taşlarım var her yerden topladığım
Boşluğa düştüğümde oyunlar yaratıp oynadığım

Benim bir sözlüğüm var unutulmuş bir dil
Oysa ki içinde her şeyin anlamı gizli
Benim bir gözlüğüm var sol camı kırıldı
Taktığım zamanlarda içini gösteren adeta

Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen

Benim hiç boyanmamış dört duvarım var
Çatlaklarından sızıp içinden geçtiğim
Benim hiç yıkılmamış duvarlarm var
Dikkatle baktığımda ardını gördüğüm adeta

Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen

Benim bir hikayem var sonunu yazmadığım
Benim bir sevgilim henüz tanışmadığım
Benim umudum var benim umudum

Sen hiç "hiç" oldun mu birden duruldun mu
Bulanıkmış berrakmış her suyu içtin mi
Altında ağ olmadan yerden yükseldin mi
Tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen

Söz: Şebnem Ferah
Müzik: Şebnem Ferah

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

F F F F FIRTINASIZ SÖNMEYEN YÜREKLERE F F FERAHLAYINN!!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

foreverrock
bennns
tuyasu
isdemone
ayparcammm
brcsmt
sheymoski
bamafen
sebokolikiz

.....FAVORİLERİM....


Get your own Poll!

Yorumlarınızı Bekliyorum